ersintepe
ÇAKRALAR

Çakralar

İnsan bedenini çevreyeleyen elektromanyetik alana aura denir. Aura  evrensel enerji ile beslenir. Auranın 2 ile 5 cm üzerinde kesik koni şeklinde olduğu varsayılan yedi ana enerji merkezi vardır. Bunlara Çakra denir. Hormonal salgı bezlerinin ve büyük sinir ağlarının üzerinde ya da çok yakınında olup belirli noktalarda omurgayla kesişirler. Her çakra,  bir salgı bezi ile bağlantılıdır. Bu salgı bezlerinin fonksiyonlarındaki ağırlaşma; hayata bakışımız, ruh halleri, davranışlar ve mücadele yeteneğimiz üzerinde etkiler meydana getirecektir. Salgı bezlerinin durumuna bağlı olarak; sıkıntılı. öfkeli, korkulu, kötümser ya da mutlu, huzurlu, güvenli ve iyimser hale gelebiliriz. Salgı bezleri beyine ve buradan da varlığımızın duygusal, zihinsel ve spiritüel yönlerine bağlıdır. Bu çakraların fiziksel bedenimizde bulundukları yerlerdeki kısımları, kendileri ile ilişkili olan (duygusal-zihinsel) hallere bağlayan iletkenler gibidir. Zihninizi, bedeninizi ve ruhunuzu iyileştirmede etkin ve olumlu bir rol oynayabilirsiniz. Çakraların içerdikleri yetenekleri hayatımızda kullanmak için her çakradan yayılan enerjinin farkına varmak ve gerektiğinde o çakra üzerinde çalışmaktır

1 -Kök Çakra      

Kök çakra güven ve güvensizlik ile ilgili düşüncelerden etkilenir. Yaşamınızda bazı zorluklarla karsılaştığınızda bu zorluklara bakış açınızda kök çakrayı   oldukça önemli ölçüde etkiler. Eğer zorluklara karşı esnek ve sorunları aşabileceğinize dair güçlü bir inançla bakıyorsanız kök çakra bundan olumlu olarak etkilenirken ben bu sorunu aşamam, elimden bir şey gelmez inancınız kök çakranızı bloke edecektir. Kök çakranızın olumlu çalışmasına en büyük katkıyı sağlayacak düşüncelerden biri de dünyayı eviniz gibi görmeniz ve evrensel kardeşlik duyguları taşımanızdır. Toprak ana kavramı buna en uygun tanımlardan biridir.

Yeri                                         :  Omurganın tabanı

Renk                                      :  Kırmızı

Element                               :  Toprak, Dünya

Hassas duyu                       :  Koku

Temel İlke                           :  Var olmak için maddi irade

Ruhsal özellik                     :  Kendinin farkında olmak

Temel ihtiyaç                     :  Güven, güvenlik

İlişkili duygu                       :  Cesaret, korku

Salgı Bezi                              :  Böbrek üstü bezleri (adrenal)

Bedendeki bölge              :  Omurga, bedenin tüm sert bölgeleri (dişler, tırnaklar), kalça, bacaklar,    ayaklar, makat, kalın bağırsaklar, böbrekler, mesane, kan ve hücre yapımı

Amaç ve İşlevi  

  • Enerji sistemimizi dünyaya bağlar. Yaşama isteğimizi ve canlılığımızı destekler.
  • Toprak ana ile bağlantı kurar ve enerjiyi dünyadan alır.
  • Kök çakrası diğer çakraların yaşamsal temelini oluşturur ve yaşam gücünün kaynağıdır.

Uyumlu çalışırsa  

  • Dünyayla dengeli bir bağlantı kurulur, yaşama isteği ve yaşamdan zevk alma gözlenir.
  • Bu dünyada amaçlara ulaşmak kolay olur ve güçlü bir güven duygusu yaşanır.

Uyumsuz çalışırsa  

  • Güvenlik, maddi şeylere sahip olma tutkusu, alkol ve diğer bağımlılıklara düşkünlük ve korkular etrafında dönme gözlenir.
  • Sonunu düşünmeden sahip olma tutkusu, güvenlik ve mesafe sağlamaya karşı istek,
  • Şiddet, öfke ve temel güven eksikliğine bağlı savunma mekanizmaları görülür.
  • Yüksek kaybetme korkusu yaşanır. Bu durum bedende kabızlık ve şişmanlık olarak görünür.

Yetersiz çalışırsa  

  • Maddi ve duygusal direnç azlığı, sürekli endişe hali ve belirsizlik hissi gözlenir.
  • Ayaklar yerden kesilmiş hissi vardır ve yaşam çok ağır bir yükmüş gibi gelir.
  • Çok üşüme yetersiz çalıştığını gösterir.

Kök Çakra dengeli değilse karşılaşılabilecek olası sorunlar  

  • Kemik, diş ve omurga ağrıları, kalın bağırsak ve anüsü etkileyen hastalıklar. Kilo problemleri, hemoroid, kabızlık, ülserli kolit, ishal, apandist, sistit, sık idrara çıkma, idrar tutamama, yatak ıslatma, soğuk el ve ayaklar, siyatik, eklem iltihabı, diz problemleri, anemi-kansızlık, böbrek taşları, iktidarsızlık, vajinismus, Kandida, vajinal herpes, kalçanın osteoartriti, konjenital ayak sorunları, ayaklardaki yaralar, düztaban ve düşük taban, osteoporoz (kemik erimesi), panik ataklar, uykusuzluk.

Kök Çakrayı dengelemek için öneriler  

  • Gevşemeyi öğrenin. Her şeyi teker teker yapın.
  • Topraklanın. Doğada yalınayak yürüyün, sizi çeken bir ağacın gövdesine sırtınızı yaslayarak oturun, dayanın. Ağacın kökleri, gücü ve yüksekliğiyle içsel temasa geçin.
  • Her şey olduğu gibi mükemmeldir. Yanlış yaptığınız zaman sizi döven sopayı atın. Yaşadıklarınızı kabul edici olun, onlardan öğrenin ve yeni edindiğiniz bilgeliğe şükredin.
  • Yürüyüş, bahçeyle uğraşmak, dans vb gibi uğraşlar enerjinin topraklanmasına yardımcı olur.

2 -Sakral Çakra  

 Zihinsel olarak kendinizi çeşitli kalıplarla sınırlamamanız ve önyargılardan arınmanız sakral çakranızın çalışmasını olumlu olarak etkileyecektir. Zihinsel olarak keskin görüşlere sahip olmayan, esnek düşünebilen ve olaylara önyargısız yaklaşan insanların sakral çakraları çok daha pozitif bir durumdadır.Sakral Çakranın direk cinsellikle ilgili olduğunu düşünürsek cinsel olarak saplantılı düşüncelere ve duygulara sahip olmamanızda sakral çakranızın olumsuz olarak çalışmasına katkıda bulunacaktır. Yaşamı doğal akışında algılamanız ve ilerlemekten, değişimden korkmamanız da sakral çakranın dengeli çalışması acısından çok önemlidir. Önüne sürekli set çeken, yeni yaşam deneyimlerinden korkan ve ne olursa olsun durumunu muhafaza etmeye çalışan insanların sakral çakralarında çeşitli blokajlar ve sorunlar oluşacaktır. Yaşamı geldiği gibi yaşamak ve gelecekle ilgili endişelerden yâda abartılı beklentilerden kaçınmak sakral çakranın dengesi açısından önemli olacaktır.

Yeri                                        :  Göbek deliğinin iki parmak altında, kuyruk sokumuna (sakrum) bağlıdır.

Renk                                     :  Turuncu

Element                              :  Su

Hassas Duyu                      :  Tat alma

Temel İlke                          :  Varlığın yaratıcı üremesi

Ruhsal özellik                   :  Özsaygı

Temel ihtiyaç                    :   İlişkiler içinde yaratıcılık

İlişkili Duygu                       :  Paylaşma, sahiplenme

Salgı Bezi                             :  Erkeklerde testisler ve prostat bezi, kadınlarda yumurtalıklar

Bedendeki bölge             :  Leğen kuşağı, üreme organları, böbrekler, kalın bağırsaklar, mesane, lenfatik sistem, dolaşım sistemi, tüm bedensel sıvılar

Amaç ve İşlevi

  • Bu çakra süzülmemiş ilkel duyguların, cinsel arzuların ve yaratıcılığın merkezidir.
  • Dölleme ve üreme işlevini yapar. Yaratıcılığımızın merkezidir.
  • Üreme sistemimiz, cinsellik ve fiziksel zevklerimiz, ilişkilerimizin çekici yönü ile ilişkilidir.

Uyumlu çalışırsa      

  • Uyumlu bir cinsel yaşam, beden, zihin ve ruh dengededir ve bu hissedilir.
  • Yaşam sürekli olarak hayret ve mutluluk verir. Eylemler yaratıcı olur.
  • Hem kendine hem de başkalarına canlılık verilir.

Uyumsuz çalışırsa

  • Ergenlik çağında canlanan cinsel enerji uygun olarak dönüştürülmezse uyumsuzluk görülür.
  • Genellikle ergenlik döneminde uyum bozulur.

Yetersiz çalışırsa      

  • Yetersiz çalıştığı durumlarda özgüven eksikliği, duygusal felç ve yaşam kasvetli görünür.
  • Yaşamın yaşanmaya değmeyeceği düşünülür.

İkinci Çakra dengeli değilse karşılaşılabilecek olası sorunlar

  • Vücut sıvıları (kan, lenf, tükürük, safra) veya bu sıvıları üreten organlar (böbrek, safra kesesi, lenf bezi) ile ilgili hastalıklar. Böbrek rahatsızlıkları, idrar tutamama, dolaşım sorunları, spastik kolon (aşırı bağırsak duyarlılığı), sırtın alt bölümündeki ağrılar, üreme sistemiyle ilgili problemler (kısırlık, cinsel soğukluk, kadın hastalıkları: regl düzensizliği, reglin olmaması, endometriosis, yumurtalık kistleri, yumurtalık kanseri, rahim ağzı yarası, rahim ağzı kanseri, adet öncesi sendromu, miyomlar ve aşırı kanamalar, menopoz, erkek hastalıkları: iktidarsızlık, sperm üretiminde bozukluklar, testis kanseri, prostat hastalığı).

İkinci Çakrayı dengelemek için öneriler

  • Beslenmek, paylaşmak ve kendi başınıza zaman geçirmek için yeterli alan yaratarak kendinize saygı göstermeyi seçin.
  • Mükemmelik ihtiyacınızdan vazgeçin. Almayı öğrenmeye başlayın. Size sunulanları nazikçe kabul etmeye çalışın.
  • Kendinizi şımartın. Örneğin uzun ve keyifli bir banyo yapın.
  • Doğayla yakınlaşın. Çiçeklere dokunun, koklayın, doğanın sesini dinleyin.

3-Solar Pleksus Çakra 

İrademizi ne şekilde kullandığımız ve amaçlarımıza ulaşmaktaki yöntemlerimiz solar pleksus çakrayı oldukça önemli bir biçimde etkiler. İrademize hâkim olamamız ve düşüncelerimizle eylemlerimizin farklı olması bu çakranın düzgün çalışmasının önündeki en önemli engellerden biridir. Ayrıca yaşam amaçlarımızı doğru tespit edememiş olmak ve kendimize bir rota çizmeden günübirlik yaşıyor olmamızda solar pleksus çakrayı bloke eden bir diğer etkendir. Otoriteyle olan ilişkilerimizin dengesizliği, aşırı boyun eğen yâda isyan eden yaklaşımlar solar pleksus çakramızın çalışma düzenini olumsuz olarak etkileyecektir. Bir birey olarak değerli olduğumuzu bilmek, toplumsal yaşamın  dışında kendimize ait bireysel kimliğimizi benimsemek, kendi değer yargılarımıza ve yaşam felsefemize uygun bir yaşam biçimi oluşturmak, standartlarımızı belirlemek ve bunlara uymak solar pleksus çakrayı dengeli çalışmasındaki en önemli öğeler olacaktır. Ayrıca sorumluluklarımızı ne ölçüde kabullendiğimiz ve zevkle yerine getirdiğimizde bu çakramızı derinden etkilemektedir. Sevgi ve duygusal tatmin yoksa solar pleksus çakranın bloke olması kaçınılmazdır. Toplum içindeki yaklaşımlarımız, kendimizi nasıl değerlendirdiğimiz ve dışarıya nasıl yansıttığımız, hedeflerimizi belirledikten sonra buna uygun hareket edip edemediğimiz ve içsel isteklerimizle dışsal yaşam biçimimizin uyumu bu çakranın çalışma şeklinin belirlenmesinde esastır. Kendimizi birey olarak ne ölçüde benimsediğimiz, özsaygımız, toplumsal ilişkilerimiz ve iradi kararlarımıza uygun bir yasam sürdürme çabamız bu çakramızın olumlu olarak çalışmasına önemli ölçüde katkıda bulunacaktır.

Yeri                                        :  Kaburga kemiklerinin buluştuğu nokta.

Renk                                     :  Sarı

Element                              :  Ateş

Hassas Duyu                      :  Görme

Temel İlke                         :  Varlığın şekillenmesi

Ruhsal özellik                    :  Öz değer

Temel ihtiyaç                   :  Benliğin ihtiyaçlarına değer verme

İlişkili Duygu                      :  Öfke, kin, değersizlik, suçluluk

Salgı Bezi                             :  Pankreas

Bedendeki bölge             :  Mide, karaciğer, safra kesesi, dalak, sindirim sistemi, sırtın alt kısmı, karın,  otonom sinir sistemi, onikiparmak bağırsağı, diyafram.

 Amaç ve İşlevi  

  • Güneşi, güç merkezini temsil eder. Buradan eterik ve fizik bedeni besleyen güneş enerjisi emilir ve diğer dokulara dağıtılır.
  • Bu çakrayla insanlar ve maddi dünyayla ilişki içine gireriz. Bu çakra yardımıyla diğer insanların vibrasyonları alınır.
  • Bedende duygusal enerjinin yayılıp algılandığı yer burasıdır. İlişkiler hep bu merkezle ilgilidir.
  • Bir insan için kişiliğin temelini temsil eder. Kişisel güç, irade bu çakra ile ilintilidir.
  • Duyguların isteklerin ve deneyimlerin kabullenilip, bütünleştirilmesi üçüncü çakranın rahatlayıp açılmasına yol açar. Bu şekilde içimizdeki ışık çoğalır, yaşam daha aydınlık olur.

Uyumlu çalışırsa     

  • Huzur ve iç denge duygusu yaratır.
  • Kendini tanıma ve kabullenme olur. Başkalarının duygularına ve farklılıklarına önem verilir.

Uyumsuz çalışırsa 

  • Her şey kendi isteklerinin doğrultusunda görülür. İç ve dış dünyada egemen olmak istenir.
  • Yaşamda iç huzursuzluk ve tatminsizlik yaşanır.
  • Eksiklik duygusu hissedilir ve bunu örtmek için her an aktif olma isteği vardır.

Yetersiz çalışma     

  • Kişi çoğu kez kendini üzgün ve kırgın hisseder. Her yerde engeller görülür.
  • Boyun eğerek takdir kazanma isteği oluşur.

Üçüncü Çakra dengeli değilse karşılaşılabilecek olası sorunlar

  • Şeker hastalığı, hipoglisemi (düşük kan şekeri), ülser, hazımsızlık, sindirim sistemi problemleri, mide fıtığı, kolik (ishal ve kansızlık), karaciğer hastalıkları (gut, varisli damar, safra kesesi taşları, karaciğerde hepatit ve siroz, alkolizm, iştahsızlık, yol tutması (seyahat hastalığı), dalak hastalıkları, bağırsak kanseri.

Üçüncü Çakrayı dengelemek için öneriler

  • Hayır demeyi başarın ve bunu yapabildiğinizde kendinizi kutlayın.
  • İltifatları sevgi dolu bir armağan olarak alıp, kabul etmeyi seçin
  • Başkalarını oldukları gibi kabul edin, size nasıl davranılmasını istiyorsanız öyle davranmaya özen gösterin.

4 – Kalp Çakrası

Kalp çakrasını en fazla etkileyen şey sevgi anlayışımız ve diğer insanlarla sevgi alışverişimizdir. Sevgi kavramına bakış açımız yada sevgiyi yaşama şeklimiz “eğer” yada “çünkü” türü bir anlayışsa kalp çakramız önemli ölçüde bloke olacaktır. “eğer benim dediklerimi yaparsan seni severim” yada ” Seni seviyorum çünkü bana karsı çok hoşgörülüsün” tarzı bir sevgi türü kalp çakrasının olumlu olarak çalışmasına bir katkıda bulunmadığı gibi tam tersi bir etki  yapacaktır. Ancak “RAĞMEN” türü bir sevgi anlayışı kalp çakrasına olumlu etki yapacaktır. “Seni çok sinirli olmana rağmen seviyorum”, ” Seni beni anlamamana rağmen seviyorum” yaklaşımı kalp çakrası için en doğru sevgi türüdür. Evrensel olarak tüm insanların bir bütün olduğunu anlamak ve evrensel sevgi kavramı içinde yaşamak kalp çakrasının en önemli besinidir. Affetmek de kalp çakrasının dengeli çalışması için oldukça önemli olan bir kavramdır. Affetmeyi bilmek ve gerçekten affedebilmek insanın üzerindeki negatif enerji yükünü alan ve hatta hücrelerini bile yenileyen duygudur. Başkalarını affetmek kadar kendimizi de affetmek çok önemlidir. Geçmişteki hatalarımız, kendimizi yargıladığımız bazen de artık düşünmek istemediğimiz ancak içimize bir yerlere gömdüğümüz suçluluk duyguların sürekli içimizde taşımamız hastalıklara yol açan en önemli etkenlerden biridir. Kalp çakrasının bağışıklık sistemiyle ilgili olduğunu düşünürsek kendimizi ve başkalarını sevgiyle affetmenin hastalıklara karsı direncimizi nasıl etkileyeceğini daha iyi anlayabiliriz. Bencillik duygularından arınmanız ve kendimizi başka insanlarında yerine koyarak düşünebilmemiz kalp çakramızı olumlu olarak etkileyen bir diğer unsur olacaktır

Yeri                        : Göğüs merkezi

Renk                    : Yeşil – Pembe

Element                              : Hava

Hassas Duyu                      : Dokunma

Temel İlke                         : Kendini adama, nefsini yenme

Ruhsal özellik                    : Kendini sevme

Temel ihtiyaç                    : Koşulsuz vermek ve almak

İlişkili Duygu                      : Neşe, ıstırap, acı

Salgı Bezi                             : Timüs

Bedendeki bölge             : Kalp, göğüs boşluğu, göğüsler, dolaşım sistemi, akciğerler, solunum

sistemi, bağışıklık sistemi, kollar, eller, deri.

Amaç ve İşlevi

  • Kalp çakrası tüm çakra sisteminin merkezidir. Üç düşük fiziksel ve duygusal merkezle üç yüksek zihinsel ve ruhsal merkezi birleştirir.
  • Sevgi ve şefkat duygularımız ile ilintilidir. Kalp çakrasında amaç sevgi yoluyla tam bütünleşmeye varmaktır.
  • Açık olduğu zaman gerçek mutluluk ve sevginin merkezidir. Bu sevgi yüksek  çakralarla  bağlandığında tüm yaradılışın fark edilmesi sağlanır ve bu ilahi sevgiye dönüşür.
  • Kalp çakrasının enerjisi çok kuvvetlidir ve tüm potansiyeline ulaştığı zaman başkaları üzerinde iyileştirme özelliği gösterir.
  • Öfke, kızgınlık, nefret ve kırgınlık burada nötrleştirilir.
  • Yeşil tedavi, sempati ve uyumun rengidir. Pembe ise ilahi sevgiyi yansıtır.

Uyumlu çalışırsa

  • İlahi sevgi ile bir köprü yaratır ve ilahi sevgi yaşanır.
  • Doğal bir sıcaklık ve masumiyet yaşanır. Bu insanların kalplerini açar onlara güven verir ve neşe yaratır. Şefkat ve yardım etme duygusu çok doğal gelir.
  • Duygular iç çalkantılardan, süphelerden ve çelişkilerden uzaktır.

Uyumsuz çalışırsa

  • Başkalarına yardım sadece takdir için yapılır ve yapılan takdir edilmezse hayal kırıklığı yaşanır.
  • Şefkat ve yumuşaklık hissi rahatsız edici gelir.

Yetersiz çalışırsa

  • Başkalarının sevgisine karşı çok bağımlı hissedilir.
  • Kırılgan hissedilir. Kendi kabuğuna çekilmiş ve üzgün bir şekilde yaşanır.
  • Sevgi vermek istenilir ancak dışlanma korkusu yüzünden buna cesaret edilemez.

Kalp Çakrası dengeli değilse karşılaşılabilecek olası sorunlar

  • Kalp rahatsızlıkları (kalp ağrısı, kalp krizi, kalp zarı iltihabı, yüksek tansiyon, atardamar rahatsızlıkları, dolaşım bozuklukları,), bağışıklık sistemi hastalıkları (alerjiler ve aşırı hassasiyet, saman nezlesi, kanser, göğüs kanseri, iyi huylu göğüs hastalıkları), oto-immün hastalıklar (romatoid artrit, romatizma iltihabı, sistemik skleroz, sistemik lupus, vitiligo), kronik yorgunluk sendromu, lösemi, lenfoma, akciğer hastalıkları, grip, anoraksi ve bulimiya, nefes almada güçlük, uykusuzluk, sinirlilik, paranoya.

Kalp Çakrasını dengelemek için öneriler

  • Kendinizi sevmeye bedeninizden başlayın.
  • Her durumda kalbinize dönün ve ondan gelen sezgileri kullanmaya çalışın.
  • Kendinizi bağışlayın, sizi kalbinize girmekten uzaklaştıran her türlü utanç ve suçluluk duygusunu serbest bırakın.
  • “Seviliyorum, sevilebilir bir insanım, seviyorum” onaylamasını sıkça yapın.

 5 – Boğaz Çakrası

Boğaz çakrasını en fazla etkileyen düşünce biçimi dürüstlüktür. Dürüstlük sadece doğru konuşma, yalan söylememe olarak algılanmamalıdır. Elbette yalan söylemekten kaçınmak boğaz çakrasının dengeli çalışması için çok önemlidir. Ancak kişinin kendine karsı dürüst olması da en az başkalarına karsı dürüst olması kadar önemlidir. Gerçekten istediğimiz gibi bir hayat mı yaşıyoruz? Bundan sonra ne yapmak istiyoruz? Kendimizi gerçekten bağışladık mı? gerçekten ona kızgın mıyız? Bu ve bunun gibi birçok soruya çoğu zaman cevaplar vermekten kaçınırız yada kendimizi kandırırız. Belki yaşam koşullarımız istediğimiz gibi olmayabilir ve su anda bunu değiştirmek için elimizden birşeylerin gelmeyeceğine inanabiliriz ama bunu kabul etmek yerine ben hayatımdan memnunum, ne yapalım buda fena değil demek bize çok daha fazla zarar verecektir. Oysa ben bu durumdan memnun değilim, aslında şunları istiyorum ve bundan sonra bu durumu değiştirmek için yaşamımda elimden geldiğince değişimler yapacağım seklinde bir düşünce boğaz çakramızın dengeli çalışması için çok önemli olacaktır. Boğaz çakrasını olumsuz olarak etkileyen bir diğer düşünce biçimi gerçek düşüncelerimizi ve duygularımızı açıklamaktan kaçınmamızdır. Bu kendimize verdiğimiz değerle ve özsaygımızla yakından ilişkilidir. Hayır demeyi bilmemek, kimseyi kırmamak için herkese iyi davranmaya çalışmak ve söylemek istediklerimizi içimize atmak boğaz çakramızın çalışma düzenine zarar veren diğer tutumlardır. Boğaz çakrasını olumlu olarak etkileyen düşünce biçimde özsaygıyı, duygularını ve düşüncelerini ifade etmek konusundaki kararlılığı ve sosyal iletişimlerimizdeki dengeyi gösterebiliriz.

Yeri                                      :  Boyunla boğaz arasındaki çukur.

Renk                                     :  Mavi

Element                              :  Esir (herşeyin özünde varolan boşluk)

Hassas Duyu                      :  İşitme

Temel İlke                          :  Varlığın birlikte titreşmesi

Ruhsal özellik                    :  Kendini ifade etme

Temel ihtiyaç                    :  Değişikliği kabul etme yeteneği

İlişkili Duygu                      :  Özgürlük, engellenme

Salgı Bezi                             :  Tiroid ve paratiroid

Bedendeki bölge             :  Boyun, boğaz, çene, kulaklar, ses – soluk -yemek borusu, bronşlar, ciğerlerin üstü, kollar.

 

Amaç ve İşlevi

  • İnsanda iletişimin, ifadenin merkezidir. İletişim duygusu bu çakraya aittir.
  • Bu merkez kendini ifade etmeyi, vücut duruşunu, dil, yüz ifadesi ve mimikleri yönetir.
  • Düşüncelerimizle duygularımız, dürtülerimizle tepkilerimiz arasında bağlantı kurar.
  • Sanatsal yaratıcılığımız ve kendimizi ifade etmemiz için gereken enerjiyi sağlar.

Uyumlu çalışırsa

  • Duygularımız, düşüncelerimiz ve iç bilgeliğimiz özgürce ifade edilir. Tüm kişilikle bireyin kendini ifadesi mümkün olur. Bütünlük duygusu hissedilir.
  • Konuşma yaratıcı ve tamamen açıktır. Ses gür ve melodiktir.
  • Öteki insanların düşünceleri sizi yolunuzdan saptıramaz. Bağımsızlık ve özgürlük korunur.

Uyumsuz çalışırsa

  • Duygular ifade edilmez ve bastırılır. Bu da düşüncesiz eylemlerle kendini gösterir ya da kendi zihninize kapanır ya da duygularınıza yaşama şansı vermezsiniz.
  • Dil kaba, soğuk ve mesafelidir. Ses yüksek ve sözler derin anlamdan yoksundur.

Yetersiz çalışırsa

  • Kişinin kendini gösterme ve ifade yeteneğini engeller.
  • İç benlik kısıtlanır. Kişi utangaç, sessiz ve ezik görünür.
  • Derin konular ifade edilirken boğaz düğümlenir.
  • Sezgisel güçlere güvenilmez.

Boğaz Çakrası dengeli değilse karşılaşılabilecek olası sorunlar

  • Tiroid bezi hastalıkları (hipertiroid, hipotiroid, haşimoto, tiroid kistleri ve kanser), boğaz hastalıkları (bademcik iltihabı, tahriş olmuş-kızarmış boğaz, ses kaybı-larenjit, boğazda şişkinlik), kulak hastalıkları (sağırlık, kulak çınlaması), akciğer hastalıkları (astım, sigara içmek, bronşit ve anfizem, sinüzit, akut nezle, post-nazal akıntı) ağızla ilgili problemler (ağız ülseri, uçuklar, dişler ve dişetleri), MS (birçok çakrayla bağlantılıdır), gelişim-büyüme bozuklukları, saç ve cilt sorunları.

Boğaz Çakrasını dengelemek için öneriler

  • Neşe ve üzüntülerinizi ifade edeceğiniz bir günlük tutun.
  • Yeterince iyi olamama korkusundan kaynaklanan çabalamayı bırakın.
  • Bastırmak yerine ifade etmeyi öğrenin.

6 – Alın Çakrası (3. Göz Çakrası) 

İçimizden bazen bir ses gelir ve bize hayır yanılıyorsun doğru olan bu değil der. Ancak biz bu sesi bir an için duyar sonra aklımızın bize söylediğini yapmayı tercih ederiz. Bu ses ciddiye alınmadıkça kısılır ve sonunda duyulamayacak kadar az çıkmaya başlar. Bu ses bizim yüksek benliğimizin sesidir ve kendini ifade etme şekli de sezgilerdir. Yüksek benliğimiz bizimle sezgisel olarak konuşur ve oldukça kırılgandır. Onu dinlememek yada anlamaya çalışmadan sadece mantığımıza güvenmek bir sure sonra susmasına neden olacaktır. Alın Çakramız yüksek benliğimizle irtibatımızın sağlandığı ve sezgilerimizin kaynağının bulunduğu merkezdir. Bu çakranın düzgün ve dengeli çalışması içimizden gelen bu sese kulak vermemiz ve ona güvenmemizle mümkün olacaktır. Sezgilerimizi takip ettiğimiz ve onlara değer verdiğimiz surece yüksek benliğimizin sesi daha çok çıkar ve artik onunla bağlantı kurup istediğimiz cevabi almamız çok kolaylaşır. Zihinsel olarak esnek olmak ve kalıpsal düşüncelerden kurtulmakta alın çakramızın dengeli çalışmasına önemli ölçüde yardım edecektir. Sadece maddeye dayalı bir yaşam biçimi ve ruhsal yaşamı reddetme alın çakramızı bloke ederken ruhsal olarak da bizi besleyecek ve geliştirecek faaliyetlerde bulunmamız alın çakramızın olumlu olarak çalışmasına katkıda bulunacaktır.

 

 

Yeri                                       :  Alnın ortası

Renk                                     :  Lacivert

Element                              :  Ateş

Hassas Duyu                      :  Tüm duygular ve duyu dışı algılama

Temel İlke                          :  Oluş bilgisi

Ruhsal özellik                    :  Kendinden sorumlu olmak

Temel ihtiyaç                   : Görüş ve denge

İlişkili Duygu                     :  Netlik ve kafa karışıklığı

Salgı Bezi                             :  Hipofiz (temel bez)   Amaç ve İşlevi

Bedendeki bölge             :  Yüz, gözler, kafanın alt bölümü burun, kulaklar, sinüsler, beyincik

 

Amaç ve İşlevi

  • Yüksek zihinsel güçlerin, entellektüel kapasitenin, hafızanın ve iradenin merkezidir.
  • Bilincin geliştirilmesi ve üçüncü gözün açılmasıyla düşüncelerin denetlenmesi öğrenilir.
  • Fiziksel gerçekliğin ötesinde tüm yaradılış algılanır.
  • Sezgiler, durugörü ve hayal gücü için gereken enerjiyi sağlar.

Uyumlu çalışırsa

  • Bu çakra uyumlu çalışırsa sezgi artar. İç farkındalık gelişir. Duyu üstü algılar açıktır.
  • Dünya değişik algılanır. Maddi dünya saydam görülür.

Uyumsuz çalışırsa

  • Yaşam akıl ve düşünce ile belirlenir.
  • Holistik bakış açısından yoksun olunur. Gözümle görmediğime inanmam tavrı hakimdir.
  • Entellektüel kibir tuzağına düşülebilinir. Güç gösterileri ile başkaları etkilenmeye çalışılır.

Yetersiz çalışırsa

  • Zor koşullarda bocalama ve unutkanlık vardır.
  • Ruhsal gelişimi reddetme yaşanır.

Altıncı Çakra dengeli değilse karşılaşılabilecek olası sorunlar

  • Görsel problemler (miyop, hipermetrop, astigmat, şaşılık, glakom-körlük, katarakt, yüzer noktalar, makula dejenerasyonu, kırmızı göz, kuru gözler, göz yorgunluğu, bulanık görüş), gerginlik kaynaklı başağrısı, migren, baş dönmesi (vertigo ve meniere hastalığı), disleksi-öğrenme bozukluğu.

Altıncı Çakrayı dengelemek için öneriler

  • Sezginize güvenin ve onu kullanın.
  • Risk almaktan korkmadan yeniliklere açık olun.
  • Kararlarınızı korku ve ego yerine akıl ve sezgi gücüne dayanarak vermeyi seçin.

7 – Taç Çakrası 

Kendimizi evrenin merkezinde görmemiz ve evrene sadece kendi bakış acımızdan anlamlar yüklememiz tepe çakramızın dengeli çalışmasına önemli ölçüde engel olacaktır. Bir Yaratıcı inancı ve Yaradan’a teslimiyet düşüncesiyle sorunlarımızı sıkıntılarımızı üzerimizde taşımamız yerine Yaradan’a havale etmemiz tepe çakramızın dengeli ve düzenli çalışmasını sağlayacaktır. Evrensel enerjiyi aldığımız yer olan tepe çakrayı yaşamımızdaki dengelerle de ilgilidir. Yaşamımız belli sınırlarla kapatmamız ve gerçek potansiyelimizin farkında olmamamız bu çakrada çeşitli sorunların çıkmasının başka bir nedenidir. Yaşama açık, canlı ve en önemlisi umudunu asla kaybetmeyen bir bilinçle hayatımızı idame ettirmemiz bize yepyeni pozitif enerjiler verecek ve tepe çakramızın ve ona bağlı olarak diğer çakralarımızın da dengeli çalışmasına yardım edecektir. Umut kavramı tepe çakra için oldukça önemlidir. Her zaman umudunu içinde taşıyan ve canlı tutan insanların tepe çakraların çok daha sağlıklı çalışmaktadır. Artık herşey bitti hiç umut yok seklinde bir düşünce kalıbına sıkışan ve bunu kalbiyle de onaylayan bir insanın tepe çakrası bloke olur ve bu blokaj tüm çakralara olumsuz yansıyarak o kişinin evrensel yasam enerjisi ile arasındaki bağları zayıflatır. Bu durum uzun bir süre devam ederse kişi için artık gerçekten hiç umut kalmaz. Ölümcül hastalıkları yenen yada onlara yenilen insanların arasındaki en önemli fark da budur. Biri umudunu asla kaybetmezken diğeri kaybetmiş ve hastalığına yenilmiştir.Evreni bir bütün olarak görmek ve kendimizin de bu bütünün çok değerli bir parçası olduğunu bilmek tepe çakranın dengeli çalışması açısında çok önemli olacaktır. Her birimiz evrende tekiz ve çok önemliyiz. Ancak evrendeki diğer tüm canlılarda bizim gibi tek ve çok önemli. Kendi değerimizin algılanmasını istiyorsak önce başka canlıların değerini algılamalı ve onları takdir etmeliyiz. Yaşamda bir amaç sahibi olmamız ve amacımızın sadece bizi yada ailemizi değil tüm insanlığın faydasını içermesi de bu çakranın çalışma şekli açısından çok önemlidir. Bencil ve diğer insanlar için zararlı olabilecek amaç yada eylemler bu çakranın çalışma dengesine önemli ölçüde zarar verirken evrensel sevgiye dayalı, herkesin iyiliği gözetilerek tasarlanmış amaçlar yada eylemler tepe çakrasının çalışmasına olumlu olarak etki yapacaktır.

Yeri                       : Başın üzeri (bıngıldak noktası hizası)

Renk                                   : Mor, Beyaz, Altın

Element                              : Tüm elementlerin bileşimi

Temel ilke                          : Saf oluş

Ruhsal özellik                    : Öz bilinç

Temel ihtiyaç                    : Kabul etme

İlişkili Duygu                      : Huzur, çaresizlik

Salgı Bezi                             : Epifiz   Amaç ve İşlevi

Bedendeki bölge             : Beyin, sinir sistemi.

 

 

Amaç ve İşlevi

  • Bu çakra diğer tüm çakraların enerjisini içinde barındırır.
  • Burada kendimizi evimizde hissederiz. Bu çakra açıldığı zaman tüm tıkanıklıklar çözülür.
  • Bilgeliğin gelişmesi ve anlayışın artması için gereken enerjiyi sağlar.

Uyumlu çalışırsa

  • Bilinç tamamen sakin ve açık olur. Benliğin saf oluşun bir parçası olduğu görülür.
  • Taç çakrası potansiyeline ulaştığı zaman uzun bir rüyadan uyanılır ve gerçek yaşam başlar. Boş bir kap gibi hissedilir ve ilahi sevgi burayı doldurur. İlahi saf mutluluk yaşanır.
  • Küçük ego evrensel egoya dönüşür.

Taç Çakra dengeli değilse karşılaşılabilecek olası sorunlar

  • Depresyon, manik depresyon – bipolar, şizofreni, epilepsi, beyin tümörü, alzheimer, parkinson, kronik stres, sağ-sol beyin dengesizliği.

Taç Çakrayı dengelemek için öneriler

  • Meditasyona zaman ayırın.
  • Mutlu bir an yaşadığınızda bunu kutlayın.
  • Dolaplarınızı hayatınızla ilgisi kalmayan şeylerden temizleyin.

 

 

Chakra El Kitabı S. Sharamon, B. J. Baginski